İzmir Genel Cerrahi ve Kalp Damar Cerrahi Merkezi


  Tel : 0232 504 00 00

MAKAT SARKMASI KENDİLİĞİNDEN GEÇER Mİ?

MAKAT SARKMASI KENDİLİĞİNDEN GEÇER Mİ?

Makat sarkmaları kendiliğinden geçmez. Kalın bağırsağın son kısmının makattan dışarı çıkmasına makat sarkması veya tıbbi adıyla rektal prolapsus denir. Çok doğum yapan kadınlarda sık görülür. 50 yaşından sonra görülme sıklığı artar. Çocuklarda ise görülmesi ilk yaşlarda olur.

Makat sarkmasına yol açan nedenlerin başında kronik kabızlık gelir. Çok doğum yapma, fazla ishal nöbetleri, çeşitli bağırsak enfeksiyonları, omurilik travmaları, yaşın ilerlemesine bağlı pelvik kaslardaki zayıflık oluşumundaki diğer faktörlerdir.

MAKAT SARKMASI KENDİLİĞİNDEN GEÇER Mİ?

Hastaların çoğunda belirti olarak ıkınma sırasında kalın bağırsağın anüsden dışarı çıktığı görülür. Hastalarda çok ıkındıkları halde tam bir boşalamama hissi vardır. Sfinkter kasları zamanla zayıflar. Buna bağlı gaz-dışkı kaçırma gibi belirtiler tabloya eklenir.

Tanı için hastalar diz-dirsek pozisyonuna alınır ve ıkınmaları söylenir. Bağırsağın son kısmının çıktığı görülür. Dışarı çıkan bağırsak kısmının ödemli olduğu, üzerinde yer yer kanama odakları olduğu görülür. Dışarı çıkan kısım eğer sürekli dışarıda kalırsa oluşan ödem lenf dolaşımını bozar ve nekrozlar oluşabilir.

Bazen prolapsus bu  kadar net görülmez. Bu durumlarda çeşitli tanı araçlarına başvurulur. Bunlardan biri defekografidir. Bunda bağırsak hareketleri sonrasında MR veya tomografi ile çeşitli görüntüler alınarak tanı konur. Pelvik taban kaslarının durumu yapılacak bir pelvik MR ile araştırılabilir. Ayrıca endoanal US ile sfinkterlerin durumu da araştırılabilir.

Makat sarkmaları en çok poliplerle, 4.derece hemoroidlerle veya en son olarak da bazı rektum kanserleri ile karışabilir. Bu yönden de ayrıca tanı yapılmalıdır.

Tedavide ameliyat öncesi yapılması gereken bir dizi önlem vardır. Bunların başında posa bırakan bir diyet tedavisi gelir. Hastaya bol lifli bir diyet, tercihen sebze yemekleri önerilir. Amaç kabız kalmanın ve ıkınmanın önlenmesidir. Hastalara günde en az 3 litre su içmeleri önerilir. Belirli bir tuvalet alışkanlığı önerilir.

Küçük vakalarda radyofrekans yöntemi ile sarkan kısım arka duvara tespit edilmeye çalışılır. Genel anestezi alamayacak kadar düşkün hastalarda makat içine toz şeker uygulanır. Bu şeker bölgedeki suyu çeker ve ödemi azaltır. Hastanın bir nebze rahatlamasını sağlar.

Bu konuda yapılacak diğer bir ameliyat dışı yöntem skleroterapidir. Önce hasta diz-dirsek pozisyonuna alınır ve çıkan kısım anüs içine itilir. Sonra dişli çizgi denilen bölgeye ve onun birkaç cm ağrısız olan bölgesine etil alkol, fenol veya aethoxysklerol gibi sklerozan bir madde submucoza altına enjekte edilir. Bu işlem tecrübe gerektirir. Çünkü submucoza değil de ilaç mucozaya verilirse nekroz, kanama ve darlık olabilir. Sonuç apse ve fistüle kadar gidebilir.

Bu önlemlerle düzelmeyen vakalarda cerrahiye başvurulur. Çok düşkün ileri derecede prolapsusu olan yaşlı hastalarda daha küçük girişimlerle yetinilebilir. Bunun için sarkan kısım içeri itildikten sonra içeriden konulan dikişlerle sarkan kısım dişli çizgi üzerine sabitlenir.

Bunun dışında sarkan kısmın kesilmesini de içeren çok çeşitli ameliyat teknikleri tanımlanmıştır. Bunların içinde en rövanşta olanı STARR ameliyatı denilen stappler ile sarkan kısmın kesilmesi ve zımbalanarak dikilmesi işlemidir.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

     Formu Doldurun, Sizi Arayalım

   Müşterek Muayenehane

close-link
Hemen Ara
Yol Tarifi